Ahlak Eğitimi
Mobbing Hakkında Bilinmeyenler
  31 Mart 2018 Cumartesi , 10:13
Mobbing Hakkında Bilinmeyenler
Mobbing nedir ve ne değildir? Bullying (zorbalık)’ten farkı nedir?Mobbing türleri nelerdir? Mobbing farkındalığı nasıl oluşur? Mobbing ile başa çıkmak mümkün müdür? Bütün bu soruların cevaplanması özellikle iş yaşamında sıkça karşılaştığımız psikolojik sorunların çözümlenmesinde kilit rol oynar.

İngilizce “mob” (serseri grubu/başına üşüşmek) kökünden türeyen bu sözcük Türkçe psikoloji literatüründe psikolojik şiddet, psikolojik yıldırma ve psikolojik terör gibi kavramlarla ifade edilir. Bu noktada sıkça birbiriyle karıştırılan mobbing ve bullying kavramlarının farklarını belirtmek büyük önem taşır çünkü her iki kavram farklı sosyopsikolojik sorunlara işaret eder ve farklı çözümler gerektirir.

Zorbalık olarak bilinen bullyingin mobbingten en önemli farkı vuku bulduğu yer yani okul ortamıdır. Bu bağlamda bullying, okul çağındaki çocukların eşit güçlerde olmadıkları akranlarına karşı sergiledikleri süreklilik gösteren, zarar verici ve saldırgan tavırlar olarak tanımlanabilir. Öte yandan mobbing, iş ortamında ortaya çıkar ve yetişkinlerce sergilenir ya da maruz kalınır. İş yaşamında mobbing kavramı tarihte ilk kez İsveçli çalışma psikoloğu Heinz Leymann tarafından, çalışanlar arasında uzun dönemli, düşmanca ve saldırgan davranışları betimlemek amacıyla kullanılmıştır. Fakat işyerinde karşılaştığımız her düşmanca ve saldırgan tavra mobbing demek doğru değildir. Bu noktada neyin mobbing olup neyin olmadığı arasındaki sınırı düşmanca ve saldırgan tavrın sistematik ve sürekli olup olmadığı belirler.

Mobbingin homojen bir davranış biçimi olmadığının da farkında olmak gerekir. Pek çok farklı düzeyde çalışan tarafından pek çok farklı biçimde ortaya çıkabilir. Bununla birlikte mobbingin en yaygın türleri dikey ve yatay mobbing olarak bilinir. Dikey mobbing, yöneticiler tarafından astlarına yönelik yapılırken, yatay mobbing çalışanların diğer çalışanlara karşı sergiledikleri psikolojik saldırıdır.

Bu psikolojik saldırı ile başa çıkmanın en önemli yolu çalışanların mobbing hakkında bilgilendirilmesi ve yasal haklarının belirtilmesinden geçer. Yeni Borçlar Yasası’nın 417/1. maddesinde mobbinge maruz kalanların zararının tazmini konusu açık bir şekilde belirtilmiştir. Buna ek olarak mobbing mağdurları TBK’nın 417. Maddesi ve 4857 sayılı İş Yasası’nın 24/II ve 25/II maddelerine de başvurarak haklarını arayabilirler. Gerek yurt içi gerekse yurt dışı yargı kararlarına yansıyan pek çok mobbing davası görmek mümkündür. Bu davaların bazıları manevi tazminat ve disiplin cezası ile sonuçlanırken bazıları ise feshedilmiştir. Dolayısıyla “Nasılsa bir yaptırımı olmaz, hakkımı aramam vakit kaybından başka bir şey değil” gibi düşüncelere kapılmak kişilik haklarının ihlali olan bu davranışın sürmesine ve hatta katlanarak devam etmesine neden olmaktan başka bir işe yaramaz.

Sonuç olarak, Türkiye’de mobbing, mağdur ve hakkını arayan seslerin genelde sessizleştirilmeye çalışıldığı yaygın bir sorundur. Pek çok insan mobbinge maruz kaldığının farkında bile değildir. Son iki yılda ALO 170’e yapılan beş bin 890 mobbing şikayeti göz önünde bulundurulduğunda bu sorunun üzerine gidilmesi ve çözüm aranması gerektiği de açıktır. Mobbinge seyirci kalmanın en az mobbing uygulamak kadar psikolojik saldırının meşrulaşıp yaygınlaşmasına neden olduğu da unutulmamalıdır.

AYSUN ŞEN

Yorumlar
Kod: A7ZD7
Öne Çıkanlar
İlgili Haberler